Anasayfa ÇEVREM & HAYAT Aile KENDİNİ ÇOK MU ARKA PLANA ATTIN?

KENDİNİ ÇOK MU ARKA PLANA ATTIN?

7 Dak okundu
0
0
494

KENDİNİ ÇOK MU ARKA PLANA ATTIN?

KENDİNİ ÇOK MU ARKA PLANA ATTIN?

Günümüzün rekabetçi dünyasında istediğimiz hayatın görüntüsünü kaybetmek çok kolay.

Yaşamımıza devam ederken, her şey gittikçe daralır. İşimizde uzmanlaşırız, rutin hayatımızın vazgeçilmez unsuru olur ve sürekli otomatik pilotta hareket ederiz. Ancak bütün bunlar aslında bizlere bağlıdır; orta yaş sendromuna kapılıp işten ayrılırız, ilişkilerimizi sonlandırırız. Ya da bu noktaya gelmeyiz ama, bunun yerine hayal ettiğimiz hayatı yaşayamadığımızdan, buruk bir kırgınlıkla yaşamaya devam ederiz.
Bu şekilde olması şart değil. Anahtar kelimeler, eylemsizlik ile mücadele etmektir.  İşte adımlar:

Bir liste hazırla

KENDİNİ ÇOK MU ARKA PLANA ATTIN?

Bunu yılda bir defa, iki defa, doğum gününde, yeni yılda, hiç fark etmez, yapın. Önemli olan, hayatında nerde olduğunu yansıtmak ve gerçekten istediğin şeyleri aktarmak için zaman ayırman. Büyük düşün, ancak bunları günlük davranışlara dönüştür çünkü burada kaliteyi yakalayıp şekillendirebilirsin.
Belki de fazla çalışıyorsundur veya tam tersi; fazla rutine bağladın ya da yeterince yapılandırılamadın; yeterince arkadaşın yok veya aksine yeterince kendine ayıracağın boş vaktin yok. Ve seni aşağı çeken daha büyük sorunlar varsa- işte veya ilişkindeki problemler- bunları çözmek adına kafa patlat. Başaramayacağını düşünme. Bu sadece seni tuzağa düşürecek ve depresif hissettirecek.

Eski tutkuları canlandır

KENDİNİ ÇOK MU ARKA PLANA ATTIN?

Listenin bir parçası olacak şekilde, keyif aldığın ama hayatından dışladığın şeyleri düşün. Evet, belki lise veya üniversitede olduğu gibi futbol oynayamayabilirsin, ancak bu konuda en sevdiğin unsurları düşün- takım olmak, rekabet, veyahut sadece fiziksel aktivite. Ve sonrasında bunların yerine geçebilecek şeyler bul- spor salonunda ağırlık kaldır, halısaha maçlara katıl.
Ya da belki kaybettiğin şey yaratıcı tarafındır- müzik, sanat veya el zanaati. Bir piyano masrafını kaldıramayabilirsin, ancak muhtemelen bir org satın alabilir, internetten dersler izleyebilirsin.

Bahanelerden sıyrıl

KENDİNİ ÇOK MU ARKA PLANA ATTIN?

Sonuçta, bazı fikirlerin var ve heyecanlanmış olabilirsin, ama hemen ardından bahaneler sıralanır: para yok, zaman yok, enerji yok. Gerçekten mi?
Altı çizilmesi gereken temel sorun durağanlıktır- haftaiçi, haftasonu rutinlerin. Ofise veya eve ayak bastığın an binlerce tetikçi, seni otomatik pilota bağlanman için zorluyor. Bu çoğu zaman üstesinden gelmek gereken bir şeydir.

Bir planın olsun

KENDİNİ ÇOK MU ARKA PLANA ATTIN?

Bu güçlü tetikleyicilerden kurtulman için net bir plan çizmen lazım. Ayda bir kere akşam yemeğine gitmek için bir arkadaşınla sözleş. Yiyecek alışverişini perşembe akşamında hallet ki cumartesi gecesi bisiklet sürecek vaktin olsun. Netflix’i izlemek yerine o kemanı ya da flütü satın al ve pratik yapmak için zaman ayır. Resim çizmek için masanı düzenle. Her şey kasıtlı olarak değişimlere girişmene bağlıdır.

Değerlendir

KENDİNİ ÇOK MU ARKA PLANA ATTIN?

Planının bir ay işlemesine izin ver, tercihen üç. Neden mi? Çünkü yeni şeylere alışmak veya yeni bir şeyler öğrenmenin verdiği garipliğin geçmesi için zaman lazım. Tahsis edilen zamandan sonra, geri adım at ve değerlendir: yaptığın şeyden keyif alıyor musun? Bazı düzenlemeler yapman gerekiyor mu? Sonuçları saklamaya ancak araçları değiştirmeye mi ihtiyacın var? Ve beğenmediysen, başka bir şeyler yapmak ister misin?

Buradaki anafikir basit ama önemli:
Hayatının seni yönlendirmesine izin vermek yerine kendi hayatını kendin yönet!

Daha Fazla İlgili Makale Yükleyin
Daha Fazla Yükle Aile

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Daha kontrol edin

BÜTÜN KADINLARIN YATAKTA İSTEDİĞİ 10 TEMEL ŞEY

BÜTÜN KADINLARIN YATAKTA İSTEDİĞİ 10 TEMEL ŞEY  Düşündüğün kadar karmaşık değil. Herkesin …