Anasayfa ÇEVREM & HAYAT Aşk NE ZAMAN CEZALANDIRMANIZ, NE ZAMAN AFFETMENİZ GEREKİYOR

NE ZAMAN CEZALANDIRMANIZ, NE ZAMAN AFFETMENİZ GEREKİYOR

9 Dak okundu
0
0
297

NE ZAMAN CEZALANDIRMANIZ, NE ZAMAN AFFETMENİZ GEREKİYOR

İlişkilerde besleyici ve onarıcı adalet
Her zaman incitirsin sevdiğini,
Aslında hiç incitmemen gerekeni.
Her zaman en tatlı gülü kaparsın,
Ancak ezersin onu dökerek yapraklarını.”
Bu küçük şarkının doğruluk payı var. Hepimizin kusurları vardır: düşüncesizlik, dikkatsizlik, unutkanlık. Bu yüzden kaçınılmaz olarak, çevremizdeki insanlara zarar veren veya rahatsız eden şeyler yaparız. Ve eşimiz/sevgilimizle çok fazla vakit geçirdiğimizden er ya da geç sevdiğimiz bu kişiye zarar veriyoruz.
Aynı şekilde, sevdiğimizin bizi incitmesi de kaçınılmazdır. Yabancı birisi bunu yaptığında, bunu atlatmak kolaydır. O insan kabaydı, ama kendisini bir daha görmeyeceğiz. Ancak, yakın bir arkadaşımız, aile bireyi veya en önemlisi sevdiğimiz bize karşı hata yaparsa, onları affetmenin bir yolunu bulmamız gerekir. Kendileriyle, korumamız gereken bir ilişki içerisindeyiz, bizi derinden üzseler bile.
Avustralyalı psikolog Peter Strelan’a göre, affetmeden önce cezalandırmamız gereklidir. Ceza, gerçek bağışlama gerçekleşmeden önce, yara alan tarafın hissetmesi gereken bir adalet duygusu uyandırıyor.
Ceza vermeye gereksinim duymadan ufak şeyleri affedebiliriz. Ancak büyük sorunlar baş gösterdiği halde adil davranmazsak, kendinize duyduğunuz değerin yanında, ilişkinin bütününe de zarar verilmiş olur. Adalet olmaksızın bağışlama, mağdurun devam eden kızgınlığına yol açar. Gerçekten affedici olma kabiliyeti, ondan önce gelen adaleti sağlama biçimine bağlıdır. Strelan, bu adaleti iki kola ayırıyor: kinci ve onarıcı. Bu iki ayrı form, cezanın amacı hakkında farklı fikirlere dayanıyor.
Örnek bir olay üzerinden değerlendirelim.
Harry ile Sally bir partiye katılıyor. Harry çok içki içiyor ve arkadaşlarının önünde Sally’ye hiç de hoş olmayan şeyler söylüyor. Sözde eğlenmek için böyle davranıyor ancak Sally bu yorumlardan alınıyor. Sonrasında, daha genç bir kadınla flörtleştiğini görüyor. Kolundan tutup çektiğinde, Harry protesto ederek sadece küçük bir konuşma yaptığını söylüyor. Partiden sonra, dönüş yolunda Sally soğuk davranıyor ve o gece Harry’yi kanepede yatması için zorluyor. Harry, Sally adaleti sağladığını düşünmeye başlayana kadar orda yatacak- bu şekilde denge sağlanmış oldu.
Harry, zamanını doldurdu ve işler normalde döndükten sonra – Sally için bile- net olarak affedilip affedilmediği konusunda bilgi sahibi değildir. Harry samimi bir özür dileyerek durumu kurtarmak için çabalayabilir ve gelecekte daha dikkatli olma sözü verebilir. Özrü kabul edilirse, bu durum gerçek bağışlamanın zeminini oluşturur.
Bununla birlikte, muhtemelen Harry, cezası suçuyla uyuşmadığından kendi adına haksızlık hissedecektir. Böylesine küçük bir hata, bu derecede korkunç sonuçlar doğurmamalıdır diye düşünebilir. Yani, özüe dilese dahi, pişmanlık yerine üzüntü duyacaktır. İşte bu nedenle kinci adalet, ilişkideki sıkıntılara verimsiz bir çözüm üretir. İncinen kişi, skoru eşitlediğini hissetse bile, ilerde aynı sorunun tekrar çıkmaması adına aslında hiçbir şey yapmamıştır.

Daha iyi bir çözüm yolu olarak, onarıcı adalet sağlanmaya çalışılmalı.

Yani, cezanın amacı, incinen kişiyle inciten arasındaki acının paylaşılması fikrine dayanır. Ancak insanlar genelde kinci adalete başvurarak partnerlerine ders verme peşine düşer. “Şimdi ne hissetiğimi anlayacak” diye düşünürüz. Ancak tabiki de, anlamazlar. Burada şuna dikkat çekiyoruz ki, onarıcı adaletin amacı, gelecekteki suçların önüne geçmenin yolunu bulmak ve böylelikle ilişkinin eski haline gelebilmesini sağlamaktır.
Soğuk davranıp ters yapmak yerine Sally, hayal kırıklığını belirtmeli, ve bunun karşılığının ne olduğunu söylemelidir. Örneğin, ona şu açıklamayı yapabilir: “Seninle yatağımı paylaşamayacak kadar üzgün hissediyorum, bu nedenle kanepede yatmak zorundasın.” En azından şimdi Harry, cezanın nedenini ve suçun ağırlığını anlıyor. Bu şekilde iletişim kurmak, kanepeye yastık yorgan fırlatıp yatak odasını kilitlemekten çok daha etkilidir. 
Onarıcı adalet, incinen ile inciten arasında açık bir iletişimi gerektirir, ve bu durum ortalık sıcakken kesinlikle zor olabilir. Ancak ilişkiyi sağlıklı ilerletmenin tek yolu budur. Kinci adalet denge hissiyatını onarabilir, ancak her iki tarafta da uzun süren bir kızgınlık bırakır. Ve bu durumda incinen kişi bağışlayabilir, ancak tamamıyla değil. Zor bir durumun üstünden beraber gelmek, ilişkide daha önce olduğunuzdan daha güçlü hissetmenize ortam hazırlayacaktır.
Daha Fazla İlgili Makale Yükleyin
Daha Fazla Yükle Aşk

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Daha kontrol edin

BÜTÜN KADINLARIN YATAKTA İSTEDİĞİ 10 TEMEL ŞEY

BÜTÜN KADINLARIN YATAKTA İSTEDİĞİ 10 TEMEL ŞEY  Düşündüğün kadar karmaşık değil. Herkesin …